Türkiye’de 18 yıldır iktidarda bulunan ve son zamanlarda hızlı bir düşüş içine giren Erdoğan liderliğindeki AKP iktidarına dönük plansızlık, savrukluk, abartılı beklentilerle ülkeyi yanlış yatırımlarla büyük zararlara uğratma eleştirilerinin en somut halkalarından birini elektrik enerjisi santral yatırımları oluşturuyor.

Enerjide dışa bağımlı Türkiye’nin ihtiyacını iç kaynaklardan karşılamak iddiasıyla yenilenebilir kaynaklar olan suya, rüzgâra, güneşe dayanan elektrik santrallerinin yapımının abartılı, hesapsız teşviki ile tüketim talebinin çok üstünde bir kapasite oluşurken, bunun bedeli ağır bir doğa yıkımı olarak ödendi. Ama bununla kalmadı, bu plansızlık merkezi bütçeye de ağır maliyetler getirdi.

Bu plansızlığın, savurganlığın önemli bir halkası da nükleer santral. Önemli riskler içerdiği için yıllarca rafta tutulan nükleer enerji yatırımı, Rusya ile güçlendirilmek istenen ilişkilerin bir halkası olarak 2010’larda fiiliyata dönüştürüldü ve eldeki santrallerin kurulu gücünün yarısı atıl durumda iken riskli ve bağımlılık yaratan bir proje olduğu halde nükleer santral inşaatına karar verildi. Bugünün elektrik enerjisi fotoğrafı, bu kararın ne kadar yanlış olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Ama iktidar bundan ders çıkarmak yerine bir nükleer santral inşaatını da Sinop’ta planlıyor.

 https://www.al-monitor.com/pulse/tr/contents/articles/originals/2020/12/turkey-nuclear-plant-become-redundant-before-completion.html

Written by Mustafa Sönmez